7 Mayıs 2010

Kağıt Sabun

Aromayı sevmiyorum ben. Lakin 'Aromalı yazıyorsa almıyorum, boyalı onlar, kansorojeeen ' (kanserojen) diyen tiplerden değilim. Henüz o kadar bilinçlenemedim. =P Hayır aslında sevdiğim bazı şeyler var. Gayet sapıkça miktarlarda tükettiğim şeyler. Ice Tea Limon mesela.. Aromalı, babalar gibi. Seviyorum. Ama bu kadar çok çelişmem genelde.. Kendi kendine yapıyorsun ama kendinle tezat..Bu denli şizofrenik olamıyorum henüz.. =P 


Neyse, aroma.. Sevmiyorum, genelde başarısız oluyor aromalı ürünler. Tadını sevdiklerim de (çilek aromalı bazı* şeyler), alerjen bulunuyor efenim bünye tarafından. Alerjik  bünyeler zor.. Onu yiyemez, bunu içemez, bazı şeyleri* ağzına alamaz fln.. (Saatle paralel çağrışıyor beyin..)


Toparlamak lazım ama tuhaftır, bu ara toparlayamıyorum. Tek istediğim aromadan çok hoşlanmadığımı araya kaynatıp, annemin bende unuttuğu (evet, aynen unuttu) çantasının içinde bulduğum (evet, karıştırdım) kağıt sabundan bahsetmekti. Sabun, kağıt sabun.. Ben ilkokuldayken, annem bana da verirdi bunlardan. Eczacı kendisi. 35 yıldan fazla süredir. Çok kazanıyordur fln deme hemen. Bak 38 sene oluyor, hala çalışıyor kadın. Çok kazansa emekli olurdu, miss.. Eczaneye getirirdi kağıt sabun, bana da verirdi okulda kullanayım deyü.


9 aydır benim evimde yalnız yalnız takılan kısa saplı, deri, kadın çantasını atmalıyım artık dedim. Elime aldım, baktım ağır biraz. Hani olur ya içinden bozuk para çıkar vs.. Sigara alır hayta. Karıştırmaya başladım. İçinden altın kesesi bile çıktı. Evet, eczacı ya annem, altın kesesi olan bi çantayı evladında unutur, aramaz aylarca. Öyle bok para.. Altın kesesi boştu gayet. Bozuk para çıktı evet, ama Ytl.. At kalemliğe. Ziraat Bankası'na götürücem ben onları. =) Cidden. Neyse ıvır zıvır, fiş, parfüm.. Dönüp aramamış çantayı 9 ay.. Parfüm mü kalır, kalmış ayrı mesele. Bir de bu kağıt sabun..


Salak bir sevinç üstümde. Kağıt sabun buldum.. Yıllar öncesinden bir paket gibi, ..çantayı bıraktım. Elimde bu sabun, uzun uzun inceliyorum. Aldım bir tanesini, üstüne yine aynı çantadan bulduğum kalemle yazı bile yazdım. Yazılıyor gayet. Bak kalıp sabuna asetat yazıyor denedim. Yurtta karışmasın diye üstüne adımı yazmıştım.. =P Hiç yurtta kalmadım ben.. Annem eczacı ya, para bok demiştim. Yazları Akdeniz Üni'de yaz okuluna kaldım, yazlıkta.. Kışın işte prestij meselesi Ankara'dayız, Gölbaşı'nda çiftlik evinde.. =P Ne fantezi..Gölbaşı..?


Serbest çağrışıyor beyin, sakat. Saat geceyarısını geçiyor, dışarı çıkacağım birazdan. Dayak bile yerim ben bu kafayla, temiz. Kağıt sabun.. Temiz.. =P Üstüne yazı yazdım, tükenmez kalemle. Yırtılmadı ayrıca. Katladım, 6 kez katlanıyor. Sonra kıvırdım attım küllüğe. Pembe bir rengi var. Kokusu yok. Kutusunu aldım elime, hala aynı şeyle oynuyorum. Baktım limon aromalı yazıyor üstünde. E pembe ama.. Olsun limon aromalı.. Kokusu, yok, kokmuyor.. Tadı, acı. Bazik.. Limonla hiç alakası yok, asidik değil. Tadına baktım evet. Seviyorum bazik malzemeleri tatmayı. Bir şey olmuyor. Talk pudra denerseniz dikkat edin, kuruluk yapıyor boğazda, insan nefes alamıyor bir an. O kötü..


Kafam iyi değil. Ziyadesiyle saçmaladığımın, ulan ne malmış bu Orta Karar dedirttiğimin farkındayım. Ama her şey kağıt sabun yüzünden. İlkokulda sizin de var mıydı bilmiyorum..
Bütün çocukluk hallerini, kağıt sabuna bağlayabilirsiniz buradan referansla...=P


İn cin top oynamaya, kızlar pistte dans etmeye başladı çoktan. Gidip katılayım aralarına. Top oynamaya elbette..



Bu fotoğrafı BisonCam çekti.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder